Ben Kimim?

0
135

Yorum|Yakup Yurt

Yaş oldu 68.

İlkokuldan üniversiteye tamamı tamamına 23 yıl dirsek çürüttüm, göznuru döktüm.
Diplomalar aldım.
Yabancı diller bilirim.
Çok diyarlar gezdim, çok çiçekler kokladım.
Pek cahil sayılmamam gerekir diye düşünüyorum.
Hemen belirteyim ki birçok şey bilmeme rağmen, bildiklerim bilgi denizinde bir damlacık ya yapar ya yapmaz…
Ukâlalığı sevmiyorum.
Bilgiçlik taslayanlara alerjim var.
Bilenler, kitaplar, dostlar ve medyadan öğrenmeyi seviyorum.
Konuşanı iyi dinleyerek anlamaya çalışırım.
Birisi konuşurken sözünü kesmem, sinirlenmem, susturmaya çalışmam ve sustuğu zaman ona vereceğim yanıtın hazırlığı içinde olmam.
Konuşana ve kendime olan saygım gereği…
Ama safsata dinleyerek zaman kaybetmem.
Herkes gibi dinsel, siyasal ve toplumsal inançlarım var elbette!
Ama benden farklı düşünenlerin olmasını çok doğal karşılarım.
Çok tehlikeli bulduğum genelleme yöntemini hiç sevmem.
Toplumları değil, bireyleri severim veya sevmem.
Öznel olduğumun bilincindeyim, ama nesnel olmaya gayret ederim her zaman. Dayatmalara asla katlanamam.
Aptal yerine konulmak hoşuma gitmez.
Olduğumdan farklı görünmeye çalışmam.
Mevkiler, makamlar, rütbeler beni etkilemez.
Benim için önemli olan elbise değil, içindeki insandır.
Fakir çıplaklara saygılı, zengin teşhirci çıplaklara öfkeliyimdir.
Modaya uymam.
Özgürlük adına başkalarını rahatsız etmem.
Haddimi bilirim.
Maddi olanaklarımı ezmek veya etkilemek için kullanmam.
Sevindirmeyi severim.
Paylaştıkça mutlu olurum.
İsraftan nefret ederim.
Sanat ve kültürü insanlığın gelişmesinin vitaminleri olarak kabul ederim.
Bilim, teknik ve teknolojiden nasibimi almaya çabalarım.
Çocuklarımı inançlara ve sanata saygılı, inançlı, insancıl, bilimsel ve sportif olarak yetiştirme gayreti içindeyim.
Geldiği yeri seven ve gittiği yeri bilen birer insan olacaklarını umuyorum.
Eğitim yöntemi olarak korkutmayı onaylamıyorum.
Etkinliğimi baskı aracı olarak kullanmıyorum.
Nicelik değil, nitelik peşinde koşuyorum.
Daha iyiyi, daha güzeli, daha doğruyu yakalamaya çalışarak, mükemmelliğin peşinden gidiyorum.
Sanatsever biriyim.
Taklitçilik ve ezbercilik beni hiç çekmiyor.
Çözümsel ve bireşimsel zekâ ile sağduyuya inanıyorum.
Böyle gelmiş böyle gider kaderciliğini paylaşmıyorum.
Başkalarını geçici başarılara götüren yanlış yollara rağbet etmiyorum.
Toplumsal huzur içeren özel mülkiyetten yanayım.
Yoksul, düşkün, emekli ve özürlülerin onurunu koruyan bir toplumsal düzen istiyorum.
Sadaka toplumu değil, adaletli bir dayanışma düzeni düşlüyorum.
Herşeyi başkalarından beklemiyorum.
Kendi yapabileceğim bir şeyi başkalarından istemiyorum.
Bencil değilim, ama önce kendime güveniyorum.
Herkes hata yapabilir düşüncesiyle, herkesi bir defalık affedebiliyorum.
Aynı kişi tarafından ikinci kez aldatılınca onu ilişkilerimden atıyorum.
İlgisizliğime mahkûm ederek cezalandırıyorum.
Ozan Nazım Hikmet’in dediği gibi “bir ağaç gibi tek ve hür … ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşanacak günlerin hazırlanmasına kısıtlı olanaklarımla katılmaya çabalıyorum.
Acıların paylaşıldıkça azaldığını, mutlulukların paylaşıldıkça çoğaldığını yaşamdan öğrendim.
Evet ben böyleyim.
Bu güne kadar insan gibi yaşadım.
Elleri öpülesi rahmetli babam ve rahmetli annem sayesinde!
Ve az kaldı geminin yaşam limanından kalkmasına…
İnşallah utanmam kalkış sireni çaldığında rıhtımda el sallayan çocuklarımdan…

Yakup YURT
Brüksel, 15.05.2018

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here