Hallederiz Abi Kültürü

1
318

Yazar|Feyza Altınkamış

Prof. Dr. Erol Göka, Türklerin Psikolojisi başlıklı kitabında Türklerin sözlü kültürden geldiğini vurgulamakta ve bunu Türklerin Orta Asya’dan beri süregelen göç toplumu olmalarına bağlamaktadır. Göç toplumunda at üzerinde bir yerden bir yere “hayat” götürürken zordur yazılı kaynak taşımak ama sözü taşırsınız ha aklınızda ha kalbinizde ha dilinizde. Ben, Erol Göka’nın bu yaklaşımını kendi gözlemlerimle birleştirmek istiyorum bu yazıda. Orta Asya’dan Anadolu’ya hatta Anadolu’dan Avrupa’ya  göçeli uzun zaman olmuş olsa da ben hâlâ sözlü kültür özelliğimizi çok sıkı bir şekilde koruduğumuzu düşünüyorum. Günlük hayatımızda kullandığımız “bakarız, hallederiz” ifadeleri sözlü kültürün yansımasıdır bence. Yani bir kişi sizin herhangi bir konudaki teklifinize ya da sorunuza “bakarız ya da hallederiz” dediği zaman bir Avrupalı bakış açısıyla “Ben bunu akıl ajamdama not alıyorum.” demek istiyordur. Dolayısı ile “bakmak ve halletmek” eylemlerinin söz verildiği zaman yerine getirilmesi gerekir. Ancak sizi bilmem ama ben “bakarız, hallederiz” cevabını aldığım durumlardan şimdiye kadar sadece bir tanesinin yerine getirildiğini gördüm. Çünkü sözlü olarak verilen söz uçar. Her ne kadar o an akıl ajandamıza bunu yazmış olsak da aslında kaydettiğimiz yer sadece kısa süreli hafızamızdır ve oradan silinip gitmesi için kısa bir süre yeter. “Bakarız, hallederiz” ifadeleri Türk kültüründe aslında Avrupa kültüründen daha farklı bir mesaj iletir. Bizim için bu ifadeler içinde bulunduğumuz iletişimi bazen sonlandırmak bazen de bir öteleme yolu olarak kullanılır. Karşıdaki kişiyi incitmeden konuyu toparlayarak iletişimden çıkma yoludur bizim için “bakarız, hallederiz.” Bu yazıyı okurken bir düşünelim bakalım biz bu ifadeleri ne sıklıkta ve ne amaçla kullanıyoruz? Belki benim farkında olmadığım değişik bağlamlar çıkacaktır.

Sözlü iletişim hoştur elbette. Seslendirme ile vermek istediğiniz mesajı duygularınızı da katarak daha dolu dolu anlatırsınız. Ancak yazılı anlatım, kurmak istediğiniz iletişimi güçlendirir. Söz uçar, yazı kalır dememişler boşuna. Tabii ki yazıyı da iyi yazmak gerekir. Her iletişim türünün kendi içinde kuralları vardır. Kiminle iletişim kuracağınıza, vermek istediğiniz anlama göre hangi sözcükleri ve cümle yapılarını kullanacağınıza siz karar verirsiniz. Yazılı iletişim daha uzun zaman gerektirir. Daha fazla emek ister. Vereceğiniz mesajın kalıcı hale geleceğini bilmek elbette dikkat ister. Bizler yazılı iletişimi pek sevmeyiz kültür olarak. Ancak teknolojinin hayatımıza bu denli girmesi ile teknoloji okuryazarlığı/dijital okuryazarlık dediğimiz iki yeni terim girdi hayatımıza. Kültür olarak hepimiz teknoloji okuryazarı olduk. Sadece bizler değil tabii ki. Tüm dünya böyle oldu ama ben bizim kültürel özelliklerimiz üzerinde bu teknoloji okuryazarlığının/dijital okuryazarlığın daha değişik bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Yazılı iletişim zor diyoruz ama iş ki ne zaman messenger, whatsapp gibi uygulamaları kullanmaya geliyor bizden hızlısı yok sanki. Her ne kadar günlük dilde “emoji” diye kullanageldiğimiz yüz ifadeleri ile yazılı olarak verdiğimiz mesajlara duygu katmaya çalışırsak çalışalım sesletim özelliği olmadıkça aynı anlamı iletmemiz çok zor oluyor. Bu da ilişkilerde ciddi iletişim sorunlarına yol açabiliyor. Bu yüzden iletişimin en güzeli yüz yüze olanıdır. Hem vücut dilimiz ile hem sesimiz ile zenginleştirdiğimiz yanlış anlamalara yol açmayacak, iletişim içindeki karşılıklı kişilerin gerektiğinde anında birbirlerine geri bildirim verecekleri yöntem en güzelidir. Duruma ve ihtiyaca göre yazılı iletişim ile desteklemek ise iletmek istediğimiz mesajı daha da güçlendirir.
Doğru yoldan iletişim kurduğumuz, doğru anlattığımız, doğru anlaşıldığımız güzel günlere.

Feyza Altınkamış

1 Yorum

  1. “Bakarız, hallederiz” kültürünün mütedeyyin kitledeki -ki biz mütedeyyin bir milletiz- karşılığı “inşallah” sözcüğünde bulur karşılığını. Hepsi aynı kapıya çıkar sonuçta.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here