Avrupalı Türkler kendi hikayelerini yapmaya devam ediyor. Bunlardan biri
de Didem Çelebi. 2018 yılında MissBelgium Güzellik Yarışması finalisti olarak tanındı.
20 yaşında olan Didem Çelebi, Moda Tasarımı bölümünde okuyor.
Güzellik yarışması süresince ünlü İtalyan aktris ve sinema oyuncusu Monica Bellucci’ye benzerliği medeniyle arkadaşları tarafından “Turkish Monica” şeklinde çağrılmış.
Adanalı bir baba ve Aydınlı bir annenin kızı.Didem Çelebi, Türkçe anadilinin yanında Fransızca, İngilizce ve Hollandaca biliyor.
Telgraf.eu okuyucuları için Didem Çelebi ile hem söyleştik hem de fotoğraf sanatçısı ve Telgraf.eu sitesi görsel editörü Ümit Çebi ile birlikte fotoğraf çekimi yaptık.
Telgraf: Güzellik yarışmasına katılma fikri nasıl oldu? Bu süreçte neler yaşadınız?

Didem Çelebi: Yarışmaya katılma fikri aniden gelişti. MissBelgium yarışmasının reklamları yayınlanıyordu, neden olmasın, bir şansımı denemek istedim.
İlk elemeye 1500 kız kabul edildi. Bunlardan biri de bendim. Daha sonra yapılan elemelerde MissBrabant güzeli seçilerek 30 finalistin arasında finallere gittim.
Bu bir yıllık süreçte en büyük kazancım çok insanla tanışma şansım oldu. Çok tempolu 1 yıl geçirdim.

Telgraf: Monica Bellucci’ye benzerliğin konusunda bir hikaye duydum. Gerçekten de benziyorsun bu arada. Nedir bu ‘Monica’ hikayesi.?

D.Ç: 30 finalist kızla bir hafta Mısır’a gittik. Orada hem fotoğraf çekimleri yaptık hem de final günü için bize eğitim verildi. Bir arkadaşım Monica Bellucci’ye benzediğimi söyledi. O günden sonra adımı unuttukları zaman ya da söylemek zor geldiğinde ‘Monica’ dediler. İlk başlarda çok kızıyordum, sonra alıştım. (Gülüyor)

© Ümit Cebi
© Necmi Tüfekçi

Telgraf: Monica Bellucci gibi oyuncu olmak isteğin var mı? Geleceğe dönük ne tür planların var?

D.Ç: Moda tasarımı okuyorum. En büyük hayalim kendi adımı taşıyan bir marka oluşturmak.
Oyunculuk ise benim yabancısı olduğum bir sektör. Böyle bir hayalim yok. Türkiye’deki dizilerde oynamam gerektiğini söyleyen çok kişi oldu, yine de böyle bir maceraya girmek beni korkutuyor.

Telgraf: Moda Tasarımcılığı ve marka oluşturmakta en az oyunculuk kadar zor. Kendi markanı yaratmak için şimdiden bir hazırlığın var mı?

D.Ç: Elbette. Okul haricindeki tüm zamanımı tasarım yapmakla geçiriyorum. 6 yaşımdan beri çizim işleri ile meşgulüm. Çok seviyorum yeni şeyler tasarlamayı. Ortaokul ve lisede güzel sanatlar bölümünde okudum. Başaracağıma inanıyorum.




Telgraf: Bu güzel söyleşi için çok teşekkürler.

D.Ç: Ben teşekkür ederim. Telgraf.eu ye yayın hayatında başarılar diliyorum.

Röportaj: Necmi Tüfekçi
Fotograflar: Ümit Cebi ve Necmi Tüfekçi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here